Ersin Yılmaz
Ersin Yılmaz

Ersin Yılmaz

Buz Devri'nde maceraya hazır mısınız?

Buz Devri 3 - Dinozorların Şafağı

Her ne kadar “Buz Devri 2: Erime Başlıyor” ile serinin ilki olan “Buz Devri” (Ice Age, 2002)’ne göre beklentinin altında bir animasyon ortaya konulmuş olması, serinin hayranlarında “Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı”‘nın da daha kötü olacağı ile ilgili endişelere neden oluyordu. Fragmanlara baktığımızda ise içimize sular seller serpiliyor. 3D ise tamamen arka plandaki bir etken bence.

Buz Devri 3: Dinazorların Şafağı ise ilk ikisine nazaran daha başarılı; eğlenceli, kaliteli, kadrosuyla zengin, kurgusuyla da gelecek seriler için katkı sağlayan bir etki yaratıyor. Üstelik bu seri ile üç boyutlu (3D) özelliği bazı sevenleri daha da heyecanlandırıyor. Üç boyut ne kadar gerekli her ne kadar tartışılır bir konu olsa bile olmasaymışta olurmuş demeden edemiyorum. Belki bir sonraki serinin devamı olacak animasyon için üç boyut konusunda daha etkili çalışılmalı.

Ancak senaryo açısından “Buz Devri Maceraları” yakıştırması bu bölüm ile Buz Devri serisi için farklı bir duruş sergiliyor. Zira nereye kadar böyle devam edebilir, bunun ötesinde birşey yapılabilir mi onuda bilemiyorum açıkçası.

Filmde yeni karakterlerin Buz Devrine ayrı bir renk ve heyecan kattığını da söylemeden edemeyeceğim; “Manny ve Ellie”nin minik yavruları “Şeftali” (Peach), “Anne Dinozor”un 3 yumurtasının “Sid”in eşliğinde kırılarak aramıza katılan “Bebek Dinozorlar”, “Scrat”ın palamuttan sonraki ikinci aşkı “Scratte” ve tabiki Dinozorlar Şafağının gelincik “Buck”ı… Buck için ayrıca bir paragraf açmak gerek ama bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ve zengin karateri ile dikkatleri fazlaca üstüne çektiğini belirtmekle yetineceğim.

Eklemeden edemeyeceğim bir başka husus da, altyazı ve üç boyutlu izlemeyi tercih edenler için; tam olarak hatırlamamakla beraber bir kaç yerde altyazı eksikliği vardı, hatta bi yer vardı ki Diego kardeşimiz bülbül gibi şakarken koca bi cümleyi yazmayı unutmuşlar sanki. Umarım yanılıyorumdur ama öyleyse de nasıl düşülmüş bu hataya merak ettim.

Üç boyut severlere Cinebonus Sinemaları kapılarını açarken izleyenleri tuzlu bir bilet fiyatı yanında bir de gözlük kullanım bedeli beklemekte, evet evet “kullanım bedeli”. Gözlüklerin kalitesine diyecek söz olmayabilir ama “ergonomi” ve “hijyen” açısında şüphelerim var açıkçası. Benim gittiğim sinemada gireceğim salondan çıkanlar gözlükleri derme çatma bir karton-sünger ikilisi üzerine yığarken ilk aklıma gelen gözlüklerin temizlenip temizlenmediğiydi. Bunun içinnde kapıdaki görevliyi ısrarla soruştururken seansımız görevlilerin salonun içinde ne kullandıklarını bilmediğim bir sıvı ve bez ile hijyen çalışma yaptıklarını gördüm merakımdan içeri girerek. Bu yüzden seansımızda 5 dakika rötarlı başladı. İlgileri içime su serpse de söylemeseydik ne olacaktı sorusuna gelen cevap üç boyutlu gözlük kullanımı konusunda pek hoş şeyler getirmiyor aklıma. Aman dikkat…

Yinede tavsiyem üç boyutlu gözlük olmadan izlemekten yana. Hatta “Boğaz Havasında Sinema Keyfi“ni hatırlatmakta da fayda var ki 9 Temmuz’da Turkcell Kuruçeşme Arena’da Buz Devri 3 sevenleri ile buluşuyor. Özellikle gnçtrkcll’liler tek bilet fiyatına çift bilet avantajı ile izliyebiliyorlar.