Ersin Yılmaz
Ersin Yılmaz

Ersin Yılmaz

Müzik Dolu Bir Şenlik

Müzik Dolu Bir Şenlik

Sokakta Şenlik ile ilgili o kadar geride kalanlardan bahsederken kendi adıma müzik ile ilgili hatırımda kalan bir kaç keşfimi de paylaşmadan edemeyeceğim. Zira geçtiğimiz yıldan, önce Efes One Love, sonra bu yıldan da Rock’n Coke gibi festivallerden müzik dağarcığımda yer edinen hatta tabiri yerinde ise damga vuran sanatçılar oldu. İşte bunlara Sokakta Şenlik 3’te de sahne alanlardan bir kaçı daha eklendi.

Sahneye gelmeden önce bu şenliğin organizasyonunda da yer aldığımı şimdiden belirteyim; görev alanım ise sahneydi. Bu yüzden sahneden pek uzaklaşamadım, daha çok bütünleştim sahne ile, sanatçılar ile… Hem yakından hem içlerinden bu müzik deneyimi yaşıyor olmak güzeldi.

İlk olarak cumartesiden ve önceki seneden de keyifli dakikalarına şahit olduğumuz Laterna. Hatta yanlış hatırlamıyorsam Laterna geçen sene sokakta şenlikte müziğini yaparken Araf yetkililerince keşfedilip ardından Araf‘ta sahne almaya başlamışlardı, bizler de tadı damağımızda kalan Laterna’nın keyfini Araf’ta sürmeye devam ettik. Laterna ile yaşadığımız keyifli dakikaların mimarı olan müziklerin atlında rembetika, laika; xasapiko, tsiftetelli, kalamatia, sirtaki, karşılama türleri ile geleneksel Türk–Yunan müziği örneklerinden günümüz popüler formlarına kadar uzanan geniş bir yelpazede çeşitli örnekler var, hatta Laterna yürüttüğü kültürel arkaplan çalışmaları ile iki yakanın etkileşimi üzerine araştırmalar yapıyor, bu kültürlerin benzerliklerini ve farklılıklarını şarkılarla vurgulamaya çalışıyor. Ne derler, hani kendinizi bazen tatilde hissedersiniz, bir hamakta uzanmış keyif yaparken, ya da terliğinizi sürüye sürüye sahilde yürürken… Laterna’yı dinlerken pek bir hafifledim, keyif aldım böylece, daha şenliğin ikinci gününden yorgunluk üstümüze çökmüşken, ekibin de keyfi yerine geldi Laterna ile, yüzlerde bir gülümseme… Hatta bu satırları yazarken de Myspace’ten müziklerini dinlemeye başladım, aynı keyif ile. Bu keyifin arkasında da, perküsyonda Burhan Hasdemir ve Onur Aygüneş, gitarda Çağatay Çoker, klarinette Dicle Hasdemir, kemanda Seda Köksal, kanunda Gülben Yılmaz, vokalde Onur Aygüneş ve Seda Köksal’ın da yer aldığını belirtmekte fayda var. Sevgiler Laterna!

Cumartesinin diğer bir yıldız grubu ise Harun Topaloğlu & ENTU‘ydu sokakta şenliğe damgasını vuran, ortalığı yıkan, kırıp geçiren. Beni de… Hatta biz sahne ekibi olarak gruptan uyarıda almıştık, “aman ha sahne önüne bariyer koyun, güvenlik şeridi çekin gibi; bu insanlar durmaz, oynar buraları yıkarlar” diye. İzleyenleri geçtim sahnede kendileri de durmadı, neredeyse sahne bile yıkılacaktı. Hatta mikrofon ayaklarından biri kırıldı. Şenliğin ardına hatırımda kalan bu sanatçılar için ufak çaplı bir araştırma  yapıp bilgi sahibi olurken ENTU için sizlerle şu satırları paylaşıyor olacağım; “Karadeniz’in hırçın, sarsıntılı ama yaşam coşkusunu çağrıştıran, Karadeniz müziğine çağdaş, evrensel dokunuşlarla, özünü bozmadan soluk katan ENTU; sizi alacak ve aslında hiç bilmediğiniz bir rüzgara bırakacak…” Öyle bir rüzgar ki grup sahneden ayrıldıktan sonra sahnenin önüne savrulan bazı yabancılar da (turistler) oldu; hepsi de az önce sahnede yer alan gurubun kim olduğunu, adını soruyordu. Hatta isimleri telafuz etmekte zorlanmalar olacağından bazıları ellerinde broşür ile gelip ismi işaret etmemimizi istiyordu. Bizde olmayanlar için bazılarının ellerine broşür verip gösteriyorduk. Ne güzel, ENTU ile bir rüzgar esti geçti ki bu şenlikte, bu ülkenin sınırları dışına kadar iz bırakmış oldu! İz bırakan bu güzide ekibin üyelerinde; vokalde Harun Topaloğlu, tulumda Aycan Yeter, kemençede İrfan Seyhan, bas gitar ve geri vokalde Gökhan Altınbaş, gitarda Aytek Can ve son olarak davulda Yunus Emre Unat.

Daha önce santralistanbul‘da Gençlik Çalışmaları Birimi’nin düzenlediği projeler çerçevesinde Kısa Dalga ekibinin çalışmalarında tanıştığım bir genç vardı; Lemi Karaca. Genç yetenek Lemi Karaca. Hatta hatırımda kalan tek kare bir tiyatro çalışması için provalarda şarkı söylüyor olmasıydı… Bu sefer Sokakta Şenlik’teydi, sahneden sesleniyordu rap müzik hayranlarına. Vokalde kendisine eşlik eden arkadaşı Oğuzhan Topdağ ile çıktığı, ikisinin beraber söylediği sadece 4 parçalık bir repertuar sunmuşlardı bizlere, içten, sıcak, samimi, açık. Biz de doyamayıp, tekrar sahneye almıştık kendilerini. Doğallıkları ve özgüvenleri takdire değerdi! Ne diyelim bu gencecik yüreklerinizle rap müzik hayatınızda yolunuz açık olsun Lemi Karaca ve Oğuzhan Topdağ.

Ve son olarak, Iya Waves. Kıpır kıpır sahne enerjileri ile gurubun her bir üyesinin gözlerindeki parıltıların ve yaydıkları pozitif enerjilerinin dikkatinizi çekmemesi içten bile değil. Henüz geçtiğimiz yılın bahar aylarında Boğaziçi Üniversitesi’nde kurulan bu cıvıl cıvıl, çiçeği burnunda grup, sanki bahar mevsiminin tüm güzelliklerini de kendilerine katarak kurulmuş. Buna bir de reggae müziğinin üstadları ile adını yeni duyurmaya başlayan reggae-dub sanatçılarının şarkılarını da repertuarlarına dahil ederek  icra ettikleri roots reggae müziğinin barışçıl ve kıpır kıpır tınıları eklenince tadına doyum olmaz bir müzik keyfi ortaya çıkıyor. Üstelik zaman zaman düzenlemelerine Türkçe sözleri de katan Iya Waves kendi stilini oluşturmak ve kendini ifade etmek için de önemli adımlar atıyor. Bir süredir beste çalışmalarına da başladıklarının haberini aldığımız ve bundan çok mutlu olduğumuz Iya Waves’in müziğe olan bu güçlü inancı onlar için aşk ve birlik mesajını yüceltebilecekleri tek dayanak noktası haline gelmekte.

Günlerden pazar, günün son saatleri, herkes yorgun, herkes uykusuz, herkes şenliğin bitmesi ve evine gidip, yatağına uzanıp derin bir uykuya dalabilmek için sabırsızlanıyor. Ancak sahnede Iya Waves, neredeyse tüm ekipteki arkadaşlarım sahnenin olabildiğince yakınında, herkesin yüzü gülüyor, herkes dans ediyor, eğleniyor. Herkes keyifli. Herkes… İşte bu keyfli dakikaların mimarı Iya Waves’in grup üyeleri ise şöyle; Merve Tetey (Vokal), Emir Erünsal (Saksafon), Sami Dönmez (Gitar), Gizem Oruç (Klavye & Geri Vokal), Tufan Büyükgüngör (Bass Guitar), Ilker Karakaya (Davul & Geri Vokal) ve Cenk Yıldız (Perküsyon). Sevgiler Iya Waves…

Bunların yanına birde henüz iki yıl önce başlayan reggae müziğine olan ilgim ve sevgimi katıp. Daha sonra bu yılki Rock’n Coke’ta tanıdığım, Türkiye’deki ilk roots reggae müziği yapan Sattas grubunu ve şimdide Iya Waves’i tanımış olmam reggae müziğine olan hayranlığımı daha da artırdı. Bu yüzden son olarak Iya Waves ile daha da heyecanlandım reggae müziğini dinlerken. Ne mutlu sizleri de tanıdım çok geçmeden…